
Bir yıllık düzenli, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebe kalamayan çiftlerin hekime başvurması gerekmektedir. 35 yaşın üstündeki kadınların bir yılı bekleme zorunluluğu yoktur.
İlk muayenede çiflerde genetik bir hastalık için taşıyıcı olup olmadıkları araştırılır. Kadında yumurtalıklarla ilgili geçirilmiş ameliyatlar ya da tanı konmuş kistik hastalıklar (endometriozis). Adet düzensizliği ile giden hormonal sorunların varlığı (polikistik over sendromu, tiroid bozuklukları, metabolik sendromlar gibi) sorgulanır.
Geçmişte yaşanmış rahim yumurtalıkları ilgilendiren ciddi enfeksiyonlar ya da karın içinde geçirilmiş başka nedenli ameliyatlar yine sorgulanan diğer durumlardır.
Erkek için testisleri ilgilendiren ameliyatlar, varikosel varlığı, ergenlikten sonra geçirilmiş yüksek ateşli hastalıklar, genetik geçişli bilinen hastalıkların varlığı ya da çalışma koşulları olarak testisin sıcakta ve başkı halinde kalması, toksinlerle temas durumları detaylı bir şekilde araştırılır.
Tüp bebek tedavisi ihtiyacınızın olup olmadığını anlayabilmek için sizden istenecek testler ilk muayenenizden sonra iyice netleşecektir. Standart şartlarda erkeğin 3 günlük cinsel perhiz ardından erkeğin vereceği sperm testi (spermiogram) ile erkeğe ait nedenler kolayca saptanabilir.
Kadın için araştırmalar biraz daha detay gerektirir. Muayenede yumurtalık rezervi ve rahme ait sorunların varlığı kolayca değerlendirilse de hormon testleri mutlaka istenmelidir. Rahim filmi denilen HSG (histerosalpingografi) her durumda istenmez. Bunun için hekiminizin bazı şeylerden şüphe duyması gerekir. Bunarın dışında istenecek her test o çiftin ihtiyacına göre artacak ve detaylandırılacaktır.
İlk muayenede hastaların üreme fizyolojisi konusunda bilinçlendirilmesi yapılır. Bir nevi hasta eğitimi adı verilen bu bilinçlendirme çalışmasında cinsel ilişkinin doğru zamanda uygulanıp uygulanmadığı, gebe kalınacak periodların hangi dönemler olabileceği gibi bilgilerin üzerinde durulur.
Ayrıca çiftlere her şey yolunda olsa bile her adet döneminde sadece %25 olasılıkla gebe kalınabileceği bilgisi verilir. Çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların en az iki ay öncesinden folik asit kullanmaları önerilir.
Hasta eğitiminden sonra çiftlere uygulanacak tetkik ve testler hakkında bilgi verilir.
- Progesteron seviyesi: Adet döneminin ikinci yarısının ortalarına doğru kanda bakılır. Seviyesi yumurtlamanın olup olmadığı konusunda bilgi verir.
- Endometriyal biopsi: Rahim içi kılıfının düzgün gelişip gelişmediğini anlamak amacıyla yapılır.
- Ultrason: Rahim ve yumurtalıkların boyutları hakkında bilgi verir. Rahimdeki şekil bozukluğu, miyomlar, yumurtalıklardaki kistler ve rahim içi kılıfın kalınlığı değerlendirilmiş olur. Normalde ovülasyon öncesi yumurtanın boyutu 18 ile 20 mm arasındadır ve ultrason ile bu boyutlarda gelişen yumurta belirlenmiş olur.
- Sperm analizi (spermiogram): İnfertiliteye neden olan faktörlerin %40 erekeğe bağlı olduğu için yapılması zorunlu olan bir testtir. En az iki günlük cinsel perhizden sonra mastürbasyon sonrası alınan örnekte meninin hacmi, kıvamı incelenir.
- Histerosalpingografi: Rahim kanallarındaki tıkanıklık veya aşırı genişleme (hidrosalpenks) infertilitenin önemli etkenlerindendir. Histerosalpingografi (HSG) adet döneminin bitiminde uygulanır. Kanalların yapısı dışında rahim iç duvarında olan yer kaplayan miyom veya polip gibi oluşumlarında varlığını gösterebilir. HSG sonrası spontan gebeliklerde artış olduğunu bildiren çalışmalarda mevcuttur.
- Laparoskopi: HSG’de saptanan patolojilerin aydınlanması veya karın içi bir problem düşünüldüğü zaman (yapışılık, endometriozis) uygulanmaktadır.
Laporoskopi
Laparoskopi günümüzde doğum dışında nerede ise tüm kadın hastalıklarında ilk tercih edılen kapalı cerrahi yöntemidir.
Endoskopik ameliyatlara kapalı ameliyat diyoruz. Daha az kanamaya neden olduğundan halkımız “kansız ameliyat” olarak adlandırmıştır. Günümüzde birçok kadın hastalığının bu yolla tanınıp, ameliyat edilebilmesi mümkün. Prensip karın boşluğunu büyük kesiler açmadan kamera ve ışık yardımıyla görmek ve tüm ameliyatı küçük kesiler kullanarak, bu iş için özel dizayn edilmiş aletlerle yapmaktır.
Göbek deliğinin kullanıldığı bir santimetrelik kesiden kamera ile sadece rahim, yumurtalıklar ve tüpler değil karın içindeki tüm yapıları direkt görebiliyoruz. Bu ameliyatlar ilk uygulandığında cerrah kamerayı dürbün gibi kullanıp sadece hastalığı tanımaya çalışırmış. Günümüzde ise teknoloji bize bu konuda çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Karşımızdaki televizyon ekranına bakarken, elimizdeki aletleri ustaca kullanarak ameliyatları gerçekleştiriyoruz. Dokunma duyusu olmadan, üç boyutlu bir ortamı iki boyutlu ekrandan takip ederek, kapalı alanda büyük işler yapıyoruz. İyi bir laparoskopisti sınırlayan çok az şey vardır.
Bu yöntemde hasta anestezi altındayken karın içine kardondioksit gazı verilerek karın şişirilir. Böylelikle karın içinde alan açılarak; barsaklar, rahim, yumurtalik ve tuplerden uzaklaştırılır. Göbek deliğinden ince bir kamera karın içine yerleştirilir ve karın cildine milimetrik birkaç kesi yapılarak ameliyat kansız ve ağrısız olarak kolaylıkla yapılır.
Laparoskopi ameliyatlarının hasta için ne gibi avantajları var?
Hasta için çok konforlu bir ameliyattır. Ameliyat sonrasında çok kısa sürede ayağa kalkabilmekte, yemek yemeye başlayabilmekte ve daha az ağrı hissetmektedir. Bazı ameliyatlarda aynı gün ya da ertesi gün evine gidebilmektedir. Kullanılandığımız optik cihazlar bir mikroskop vazifesi görerek küçük damarlardaki kanamaları bile görüp, durdurmamızı sağlamaktadır. Mesela bu tip kanamalar açık ameliyatlar sonrasında karıniçi yapışıklıklara neden olup ağrı ya da infertilite sorunlarına yol açabilirken laparoskopi ameliyatlarında bu risk ortadan kaldırmaktadır.
Mikrocerrahi gerektiren işlemler, ulaşılması güç yerlerdeki girişimler de bu ameliyatın avantajlarındandır. Sadece hastalıklı dokunun çıkartılması ve geride sağlıklı dokuların işlevselliğini koruması özellikle yumurtalıklara yapılan işlemler için henüz çocuk sahibi olmamış kadınlarda hayati önem taşımaktadır.
Laparoskopi yöntemi jinekolojide birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır;
- Yumurtalık kistleri
- Miyomlar
- Kanser cerrahisi
- Tüplerin bağlanması ve tüplerde tıkanıklık
- Dış gebelik
- Rahim ameliyatı
- Infertilite
- Tedaviye yanıtsız kasık ağrıları
- İdrar kaçırma
Hangi ameliyatları bu teknikle yapabilmektedir?
Kadın doğumu ilgilendiren hemen hemen tüm ameliyatları bu yolla yapılabilir. Tanısal amaçla yapılan ameliyatlar en basit olanlarıdır. Burada karın içi organlara bakıp, rahim şekli, yumurtalıkla tüplerin ilişkisi değerlendirilir. Rahim içinden verilen özel, renkli bir maddenin tüplerden geçip geçmediği kontrolü ile infertilite hastalarında nedenlerden birini elenmiş olur. Eğer sorun görülürse, tanısal ameliyat yön değiştirerek tedavi edici ameliyata döner ve aynı seans içinde tanısı konulan sorun çözülür. Mesela dış gebelik (ektopik gebelik), anne adayının hayatını tehdit edecek, büyük sorunlara yol açabilecek kadar ciddi olabilir. Ameliyatla tedavi edilmesi düşünüldüğünde, laparoskopik ameliyatlar hasta için çok konforlu ve hızlı bir çözümdür.
Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda özellikle tüplerde meydana gelmiş hasara bağlı şişkinlik (hidrosalphenks)durumunda, tüp bebek tedavisi öncesi kanallarla rahim arasındaki ilişkinin kesilmesi şarttır. İşte laparoskopi ameliyatları burada da çok işe yarayan pratik ameliyatlardır.
Karıniçi organlarının yapışıklıklarından kaynaklanan sorunlarda bunların açılması (adezyoliziz) hayat konforunu arttırarak hastanın ağrılardan kurtulmasına yardımcı olur. Tüplerin normal hareketliliğine dönmesi ile kendiliğinden gebe kalabilmeyi sağlayabilmektedir.
Çocuk istemeyen çiftler için de aynı ameliyatı, geridönüşümü çok zor olduğundan, ileri yaş kadınlarda doğum kontrolü (tüp ligasyonu) için yapılır. Düşününüz ki tüplerin bağlanması eskiden kocaman bir ameliyatken, hastalar günlerce hastanede yatıp, ağrılı bir süreç yaşarken şimdi laparoskopi ameliyatı ile ameliyatın akşamında evine gidebilmekte, normal yaşantısına hızla geri dönmektedir.
Çikolata kistleri (endometrioma) ve hastalığı, dermid kistler (içinde saç, diş, yağ gibi dokular barındırır) laparoskopi ameliyatları içinde çok özellikli bir yer tutar. İleri evre endometriozis hastalarında hayatın ızdırap olmasından çıkmasında bu cerrahi çok kıymetlidir. Üreme çağındaki kadınlarda bu cerrahi özellikle yumurtalık rezervinin korunmasında altın standart olarak belirlenmiştir.
Laparoskopik ameliyatı herkese yapılabilir mi?
Daha önceden karın organlarıyla ilgili geçirilmiş ameliyatlar bazen laparoskopi ameliyatı yapılmasına engel olabilir. Karın içinde ileri derecede yapışıklık olan hastalarda laparoskopi ameliyatı teknik olarak mümkün olmaz. Aşırı obez hastalarda, ileri derecede kalp yetmezliği olan hastalarda yine laparoskopi tercih edilmez.
Histereskopi
Histeroskopi ameliyatı da kapalı bir ameliyattır ama karından değil vajinal kanaldan geçerek uygulanır.
Lokal ya da genel anestezi ile yapılır, kısa sürer ve hastanede yatış gerektirmez. Laparoskopi gibi histeroskopide de kamera, ekran ve özel aletler kullanılır, ancak bu kez müdahale edilen yer sadece rahim içerisidir. Bu nedenle rahim içini ilgilendiren sorunların tedavisinde çığır açmış bir tekniktir.
Rahim içinde yerleşen bir miyom ya da polipler günü birlik ve karın içi hiç açılmadan ameliyat edilebilmektedir. Ayrıca bu yöntemle rahim içi şekil bozukluklarını düzelterek çocuk sahibi olamayacak kadınların hayatında yepyeni sayfalar açılabilmektedir.